AÖF İNGİLİZCE 2 ÜNİTE 9A konu anlatımını bu paylaşım altında bulabilirsiniz ve daha sonra kelime kartlarını kullanarak kalıcılığı sağlayabilirsiniz.

Part A – Past Continuous

Past Continuous Tense, yani şimdiki zamanın hikâyesi, Türkçe’de fiillerin sonuna getirdiğimiz –(i)yordu ekinin kattığı anlama karşılık gelmektedir. Şimdi bu zamanın cümle yapısını inceleyelim:

 

Affirmative (+)

Negative (-)

Interrogative (?)

Past Progressive

It was snowing last night.

It wasn’t snowing last night.

Was it snowing last night?

They were sitting sadly when he saw them.

They weren’t sitting sadly when he saw them.

Were they sitting sadly when he saw them?

 

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, bu zamanda şahsa göre was / were yardımcı fiili ile beraber, ana fiilin sonuna eklediğimiz –ing eki ile cümlelerimizi oluşturuyoruz. Şimdi diğer örneklerle devam edelim:

 

was playing a computer game.

(Bir bilgisayar oyunu oynuyordum.)

 

You were not / weren’t eating lunch.

(Öğlen yemeği yemiyordun.)

 

He was sleeping.

(Uyuyordu.)

 

She was not / wasn’t stuyding.

(Ders çalışmıyordu.)

 

The lion was hunting.

(Aslan avlanıyordu.)

 

We were swimming.

(Yüzüyorduk.)

 

Were you writing a report?

(Bir rapor yazıyor muydunuz?)

Yes, we were. / Yes, we were writing a report.

(Evet, yazıyorduk. / Evet, bir rapor yazıyorduk.)

No, we weren’t. / No, we weren’t writing a report.

(Hayır, yazmıyorduk. / Hayır, bir rapor yazmıyorduk.)

 

They were not / weren’t shopping.

(Alışveriş yapmıyorlardı.)

 

Şu ana kadar çalıştığımız diğer zamanlarda olduğu gibi, bu zamanda da kısa cevap verirken, sadece yardımcı fiil (was / were)kullandığımızı unutmayınız.

 

Peki bu zamanı hangi durumlarda kullanırız?

Eylem, geçmişte belli bir zaman noktasında devamlılık gösterdiyse, bu zamanı kullanırız.

When I arrived home yesterday, my wife was sleeping.

(Dün eve vardığımda, eşim uyuyordu.)

 

When David called, Mary was preparing the dinner table.

(David aradığında, Mary yemek masasını hazırlıyordu.)

 

Past Simple ve Past Continuous Tense, başımızdan geçen olayları, tecrübelerimizi, hikâyelerimizi anlatırken kullanılır.

I will never forget the day I met Alice. It was a wedding ceremony, and she was wearing a red dress with black and white flowers on it…

(Alice ile tanıştığım günü asla unutmayacağım. Bir düğün töreniydi ve üzerinde siyah ve beyaz çiçekler olan kırmızı bir elbise giyiyordu …)

 

Geçmişte süreklilik gösteren iki eylem aynı zaman noktasında gerçekleşmiş olabilir.

While I was cleaning the house, my husband was repairing his bike.

(Ben evi temizliyorken, kocam bisikletini onarıyordu.)

 

Willy was watching TV while his friends were playing football outside.

(Arkadaşları dışarıda futbol oynarken, Willy televizyon izliyordu.)

Bu konu anlatımını beğendiyseniz, bunu sayfanın altındaki sosyal medya bağlantılarında paylaşabilir ve ne kadar çok beğendiğinizi işaretleyebilirsiniz (Rate).

basit ingilizce bedava ingilizce daily english dil kursu english idioms

evde ingilizce ingilizce alıştırma ingilizce ders ingilizce gramer ingilizce kelime ingilizce konu anlatımı ingilizce konuşma ingilizce kursu ingilizce video kolay ingilizce learn english proverbs ingilizce deyimler ingilizce atasözleri ingilizce vocabulary ingilizce kelime

açıköğretim ingilizce aöf ingilizce aöf ingilizce çıkmış sorular aöf sınav sonuçları aöf ingilizce konu anlatımı aöf ingilizce ders notları aöf İngilizce videoları aöf İngilizce ara sınav aöf ingilizce final

%d bloggers like this: